Skip to content
Abdulkadir ANAÇ- Bir Fikre Aşık Olmak..
Menu
  • Ana Sayfa
  • Eserler
    • Arabuluculuk
    • Uzlaştırmacılık
  • Röportajlar
  • Haberler
    • Siyaset
    • Spor
  • Yazdıklarım
    • Öykü & Denemeler
    • Blog
    • Sinema
      • Sinopsis
      • Film Analizleri
    • Vlog
  • Öz Bilgiler
    • Abdulkadir ANAÇ
    • Neden Eniyihoca? Eniyihoca Markası
  • İletişim
Menu

İNSAN KOKUSU

Posted on Nisan 1, 2026Nisan 1, 2026 by eniyihoca

SİNOPSİS

Film Adı  : İNSAN KOKUSU

Tür       : Dram / Polisiye

Tema    : Adalet Er veya Geç Tecelli Eder

Yer        : Turhal (Şehrin bir kenar mahallesi)

Yeter GÜLMEZ KARA, üniversiteyi kazanmasına rağmen ailesi tarafından okutulmaz ve on sekiz yaşında, varlıklı bir ailenin oğlu olan Masum ile evlendirilir. Ancak Masum KARA zamanla iflas eder, bir fabrikada işe girer ve alkol bağımlısı olur. Yeter, her akşam eve sarhoş gelerek eşyaları kıran ve kavga çıkaran kocasına, yalnızca iki kızı ve oğlunun geleceği ve kendi yaşayamadığı hayatı onların yaşaması umuduyla katlanır. Ne var ki yıllar süren bu yıkım ve kocasının bitmek bilmeyen borçları yüzünden eve sürekli haciz gelmesi, Yeter’in ruhunda derin yaralar açar. İcra memurları tarafından el konulup satıldığı için evinde sadece birkaç parça eşyası kalan Yeter’in kapısına bir gün icra memuru Faik YÜRÜKHAN ve avukat Yener YILMAZ yeniden dayanır. Psikolojisi tamamen çöken Yeter, yılların birikmişliğiyle eline bir bıçak alır ve memurların üzerine yürüyerek “Bir daha benim evime giremeyeceksiniz, beni haczedemeyeceksiniz, girerseniz sizi öldürürüm” diyerek onları tehdit eder. O an Yeter için karşısındaki kişiler birer görevli değil, hayatını çalan ve onu nefessiz bırakan sistemin ta kendisidir.

Olayın ardından kolluk kuvvetlerince adliyeye götürülen Yeter GÜLMEZ KARA, Cumhuriyet Savcısı Ahmet FIRTINA’nın karşısına çıkarılır. Savcı Ahmet, usulleri bir kenara bırakıp Yeter’e bir bardak su ikram eder ve onun yaşadıklarını kendi ağzından dinlemeyi seçer. Yeter; kocasının alkol problemini, borçların onu nasıl boğduğunu ve sığınacak hiçbir yeri kalmadığını gözyaşları içinde anlatır. Cumhuriyet Savcısı Ahmet FIRTINA, kadının çaresizliğini anlasa da ortada kamu görevlisine karşı işlenmiş zincirleme direnme suçu bulunduğu için Kanun gereği Yeter’in tutuklu yargılanması tabelebiyle Nöbetçi Sulh ceza hakimine göderir. Sulh ceza hakimi  yaptığı duruşma sonunda Yeter’in tutuklu olarak yargılanmasına karar vererek cezaevine gönderir. Soruşturma Savısı Ahmet de bir iddianame hazırlar ve Yeter’in 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması için dosyayı Asliye Ceza mahkemesine gönderir.

Dava, Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Kaan TÜRK’ün önüne gelir. Dosyayı inceleyen Hakim Kaan, evraklarda her şeyin usulüne uygun olduğunu Yeter’in kamu görevlisine kamu görevlisine karşı işlenmiş zincirleme direnme suçunun oluştuğunu maddi delilleriyle görür. Kanunun açık cezai hükmü, Yeter’in uzun süre cezaevinde kalması halinde büyüme ve eğitim çağındaki 3 tane çocuğun alkolik babayla büyümesinin kamu vicdanını da yaralayacağı geçeği ile kemdi vicdanı arasında sıkışıp kalır. Yeter’i cezaevinden kurtacak bir karar verebilmesi için dosyada bir eksiklik arar. Hukuki anlamda ceza alaması için herşey tamamdır ancak eksik olan şeyin “insan sesi” olduğunu fark eder. Duruşma günü geldiğinde; Yeter’i duruşma Salonuna çağırtır ve ona “Sizi değil, yaşadıklarınızı yargılamak istiyorum” diyerek söz hakkı verir. Hakim, Yeter’e ilk olarak kamu ve yargı görevlilerini tehdit edip etmediğini değil, korkup korkmadığını sorar. Yeter’in iç dünyasına açılan bu pencerede, işlenen eylemin bir suçtan ziyade sisteme sıkışmış bir insanın son çığlığı olduğu ortaya çıkar.

Hakim Kaan TÜRK, Yeter’in cezaevi yerine çcouklarının yanında olmasını sağlamak için yaptığı hukuki araştırma sırasında karşısına çıkan Yargıtay’ın “Hakim, uyuşmazlığa insan kokusu taşıyan bir çözüm getirmek zorundadır” ilkesini rehber edinir. Karar günü geldiğinde davanın yalnızca hukuka uygunluk değil, hukukun içinde insanın anlaşılır olup olmaması meselesi olduğunu vurgular. Yeter’e ceza verilmez; aksine onun yeniden ayağa kalkabilmesi için psikolojik destek, sosyal hizmet yönlendirmesi ve geçici barınma imkanları sağlanır, kalan eşyalarının haczi ise ertelenir. Yeter için artık değişim ve dönüşüm başlamıştır. Bu karar sadece Yeter GÜLMEZ KARA’nın hayatında yepyeni bir sayfa açmakla kalmaz; aynı zamanda duruşmada bulunan Faik YÜRÜKHAN ve avukat Yener YILMAZ’a da mesleklerini icra ederken empati kurmanın önemini öğretir. Hakim Kaan TÜRK ise Türk Milleti adına verdiği kararın; kanunların ötesine geçerek adaletin onarıcı gücünü hissetmenin ve uyuşmazlığa “insan kokusu” taşıyan bir çözüm getirmenin derin huzurunu yaşar.

KARAKTER ANALİZİ

Yeter GÜLMEZ KARA  (Ana Karakter / Protagonist)

Arka Plan ve Geçmişi: Lise mezunu olan Yeter, üniversiteyi kazanmasına rağmen okulu Ankara’da olduğu için babası tarafından gönderilmemiştir. Hayallerinden vazgeçmek zorunda kalarak 18 yaşında, Ünye’nin zengin ailelerinden birinin oğlu olan Masum KARA ile evlendirilmiştir.

Mevcut Durumu: Bir ekek (3) ve iki kızı (6 ve 9 yaşında) olmak üzere toplam üç çocuk annesidir. Hayatını tamamen çocuklarına adamış, kendi yaşayamadığı hayatı kızlarının yaşaması ve üniversite okuyabilmeleri için kocasının yarattığı cehenneme yıllarca katlanmıştır.

Psikolojik Durumu ve Motivasyonu: Sürekli haciz gelmesi ve evdeki eşyaların parça parça gitmesi nedeniyle psikolojisi bozulmuştur. Artık evinde eksilenin sadece eşyalar değil, kendi benliği olduğunu hissetmektedir. Gözlerinde saldırganlıktan ziyade, yılların birikmişliğiyle oluşan savunmacı bir öfke ve derin bir korku vardır. Suç sayılan eylemi (bıçak çekmesi), mantıklı bir tercih değil; sisteme, çaresizliğe ve yok sayılmaya karşı atılmış sessiz bir çığlıktır.

Karakter Eğrisi (Gelişimi): Hikayenin başında “sessizlikle çatlamış bir duvar” gibiyken, yargı süreci boyunca ilk defa “duyulduğunu” hisseder. Mahkeme salonundan çıktığında omuzlarında yalnızlık değil, fark edilmenin hafifliği vardır.

Love0 Share Tweet Share Pin

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Instagram
  • Facebook
  • Instagram
  • X
  • E-posta

Yazdıklarım

  • Milli takımımız Dünya Kupasında Nisan 2, 2026
  • İki Zamanda Bir Hikaye: Emeğin İki Yakası Kasım 16, 2025
  • Yeşil ve Sonsuz Bir Dokunuş Ekim 30, 2025
  • Zencefilin Direnci Ekim 30, 2025
  • Ocaktaki Ateşin Dili Ekim 30, 2025
  • Çocuk Yoğun Bakımda Bayram Sevincini Yaşamak Ekim 29, 2025
  • Yazar Olacak Çocuk Ekim 29, 2025
  • Son Nefesinizde Yanınızda Kim Olsun İsterdiniz? Ekim 29, 2025
  • Anneler, Çocuklar ve Sessizlik Ekim 29, 2025
  • Babaannemin Toprağı Ekim 29, 2025

© 2026 Abdulkadir ANAÇ- Bir Fikre Aşık Olmak.. | Powered by Superbs Personal Blog theme