Skip to content
Abdulkadir ANAÇ- Bir Fikre Aşık Olmak..
Menu
  • Ana Sayfa
  • Eserler
    • Arabuluculuk
    • Uzlaştırmacılık
  • Röportajlar
  • Haberler
    • Siyaset
    • Spor
  • Yazdıklarım
    • Öykü & Denemeler
    • Blog
    • Sinema
      • Sinopsis
      • Film Analizleri
    • Vlog
  • Öz Bilgiler
    • Abdulkadir ANAÇ
    • Neden Eniyihoca? Eniyihoca Markası
  • İletişim
Menu

Yeşil ve Sonsuz Bir Dokunuş

Posted on Ekim 30, 2025Kasım 20, 2025 by eniyihoca

Altınoluk ve Kaz Dağları

Altınoluk’taki villamın bahçesinde, Kaz Dağları’ndan süzülen serin ve iyot kokulu rüzgâr eşliğinde, zeytin ağacımın yanına çöktüm. Toprak, dün geceki sulamanın nemini hâlâ koruyordu. Eğildim ve ağacın etrafını saran arsız yabani otları kökünden sökmeye başladım. Her bir otu çekişimde, zihnimdeki karmaşık düşüncelerin de temizlendiğini hissettim. Tıpkı hayat gibiydi; faydalı olanı beslemek için zararlı olanı ayıklamak şarttı.

Zeytin Ağacı…

Elimdeki küçük el çapasıyla toprağı havalandırdım, köklerin nefes almasını sağladım. Bu basit eylem, zihnimde büyük bir metafora dönüştü: Barış ve huzur için de toplumu çapalama, kökleri havalandırma ihtiyacı vardı. Ardından, toprak ana cömertçe içsin diye, usulca su verdim. Kaz Dağları’nın bol oksijeniyle beslenen zeytinin yaprakları, o kadar canlı ve parlaktı ki, onlara dokunmak bir ayrıcalıktı.

O an, geleceğe, barışa ve huzura dokunduğum hissi içimi kapladı. Bu zeytin, bir gün büyük, gövdesi kalın bir ağaç olacak, ben yokken bile burada duracak ve geleceğe bir miras bırakacaktım. Yapraklara her dokunuşumda, sadece bir ağaca değil, insanlık barışına hizmet etmenin getirdiği hazzı yeniden yaşadım.

Hatırladım; on iki ailenin karıştığı, belki de yıllarca sürecek o kan davasının eşiğindeki büyük kavgayı… Günlerce süren, sabırla örülmüş uzlaştırma müzakerelerinin sonunda, tarafların el sıkıştığı, nefeslerin rahatladığı o anı. Uzlaştırmacı olarak hayatlarına dokunduğum o insanlar, tıpkı bu zeytin gibi, yeniden yeşerme şansı bulmuşlardı. O anki haz, zeytin yaprağına dokunmanın verdiği huzurla birebir örtüşüyordu.

Gözüm, yeni yeni olgunlaşan, henüz tam kararını almamış zeytin tanelerine kaydı. Minik, sert meyvelere parmağımı değdirdim. Bu kez aldığım his, sağlığa dokunmaktı. Çünkü biliyordum; bu meyvenin kendisi ve onun altından çıkacak altın sarısı yağ, sofralarımızda daima sağlığa bir dokunuş olacaktı.

Geleceğe Dokunuş…

Onu her suladığımda, sadece bir fidanı değil, hayata dair bir canlıyı koruyup kolladığımı ve insanlık adına güzel bir iş yaptığımı düşündüm. Bu ağaç, beni gelecek on yıllara, belki de gelecek yüzyıllara taşıyan bir köprü gibiydi. Zeytine özenle, sevgiyle her dokunuşum, beni ölümsüz kılacağı inancını pekiştirdi. Son bir kez gövdesini sıvazladım ve bana, gelecekteki neslime dokunuyor hissi verdi. Topraktan kalktım; Ege denizinin mavi sularına bakarken sırtımda Altınoluk güneşi, kalbimde zeytinin sonsuz barışı vardı.

 

Abdulkadir ANAÇ

Altınoluk, 17 Mayıs 2025

Love0 Share Tweet Share Pin

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Instagram
  • Facebook
  • Instagram
  • X
  • E-posta

Yazdıklarım

  • Milli takımımız Dünya Kupasında Nisan 2, 2026
  • İki Zamanda Bir Hikaye: Emeğin İki Yakası Kasım 16, 2025
  • Yeşil ve Sonsuz Bir Dokunuş Ekim 30, 2025
  • Zencefilin Direnci Ekim 30, 2025
  • Ocaktaki Ateşin Dili Ekim 30, 2025
  • Çocuk Yoğun Bakımda Bayram Sevincini Yaşamak Ekim 29, 2025
  • Yazar Olacak Çocuk Ekim 29, 2025
  • Son Nefesinizde Yanınızda Kim Olsun İsterdiniz? Ekim 29, 2025
  • Anneler, Çocuklar ve Sessizlik Ekim 29, 2025
  • Babaannemin Toprağı Ekim 29, 2025

© 2026 Abdulkadir ANAÇ- Bir Fikre Aşık Olmak.. | Powered by Superbs Personal Blog theme